Aşk Mutluluk Senin Saatlerinde

Gözlerin bir ışık gecemi aydınlatan

Sözlerin ruhuma işlenen bir mühür
Şaçların inceden düğümlenmiş kalbime
Kokun sanki bulunmaz çiçeklerin özünde kışkırtıcı
Kalmasaydım yoklugunda bu uzak sehirde sensiz

Hasret bir kördüğüm geleceksin ya bu derin avuntum
İnan seviyorum seni sende vefalı yarim benimsin
Sensiz dünyayı istemiyorum ruhum sana kenetli
Sen benim en tatlı ruyam geceleri sızım sızım hayalin vuruyor
Dalgalarıyla sürüklüyor benide apansız sana tutuluyorum
Düşümde adını sayıklıyorsam duygularımdan geçip
Ben seni düşünmeden uyuyamıyorum
Ben seni düşünürkende bazen uykularım kaçıyor
Tutuşuyor özlemle gözlerin ruhula gel bu aşk bizim olsun
Tesellim ol yarınlara ben benden cok sen senden dusunceli

Aşk mutluluk senin saatlerinde
Sevgi yakınlık benim hasretimde
Sarıldıgım tenin bu geceye uzanıyor
Sesin yakından uzaga duygularım
SENİ SEVİYORUM YARGISIZCA
Sana kavustugum gun hayatımdakı en mutlu gunu
Şimdi yanımda bir sevgin bir kokun birde ruhun var
Kapılarını sonsuzluga kadar sana acmıs bir kalbi
Senelerce yanında olsam bıkarmıyım sanıyorsun
Daha cok kenetlenırız yarınlara seninle daha başka olurdu dünya
Sensiz de seni yaşıyorum sevgini duydugum halde özlemdeyim
Düşündügüm gerçegim işte böyle çok seviyorum seni bebeğim

Ask mutluluk senin saatlerinde sevgili

12/25/2008. Uncategorized. Yorum yapın.

Bu Gece Ağlayacağım…

Bu Gece Ağlayacağım…

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Bu Gece Ağlayacağım…

Birazdan akşam olacak bitanem

Yalnızlık aç kurtlar misali

Üstüme çullanacak.

Ben çaresizlik içinde

Sana teslim olacağım

Kör sağır gecelere tutsak

Sana mahkum yaşayacağım

Özlemin devleşecek içimde

Yüreğim titreyecek

Ellerim soğuyacak sensizlikten

Dudaklarımdan şarkımız dökülecek

Yarım yamalak bir kez daha

Seni sensiz yaşayacağım…

Bu gece ağlayacağım sevgilim

Hangi saatte bilinmez

Kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım.

Ne yapmak istiyorsun böyle nereye gidiyorsun deyip

Biraz da çatacağım.

Hatırladıkça seni

Sevdan kokacak evimin her yanı.

Sensizliğin çaresizliği çökecek

Kan gibi yüreğime

Kahredecek yokluğun beni milyon kere…

Bu gece ağlayacağım sevgilim

Sen de benimle ağlayacaksın

Uzaklarda bir yerlerde

Biliyorum biliyorum ki

Yüreğin yüreğime değecek.

Aynaya baktığımda

Hep ben yerine sen olacaksın.

Adını bile bilmediğim bu duygular için

Sen de sen de benimle ağlayacaksın…

Nuri CAN

12/25/2008. GRUP, ŞİİR. Yorum yapın.

Sen gitme, olur mu?

Sen gitme, olur mu?

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Her gidişin ardından bakakalır gözyaşlarım. Öyle ki neden döküldüklerini bile anlamadan yere bile düşmeden gitmiştir giden. Hep böyle olmuştur ani (ve sebepsiz). Hiç anlamadım neden gittiklerini. Belki de ben aradığımı bulayım diye gitmeyi seçtiler.. Ne kadar nahifim.

Biliyor musun hiç endişelenmedim terkedilirken. Üzülmedim dersem yalan olur kimseler bilmeden ağlamadım belki bir kaç damla göz yaşı ile geçiştirdim gidişleri ama çok kıymetli bir kaç damla. Hep söylemişimdir ben ağlayamam. Endişelenmedim çünkü giden biliyordur kalırsa huzursuz geceler beklemektedir bizi. Üzüldüm çünkü hiç anlamadım neden gittiklerini bilsem üzülmezdim belki.

Her gideni kalbimin bir köşesine koyayım dedim beceremedim. Giden gittiğiyle bitmiştir hep. Bir kaç mutlu anı dışında ne varsa götürmüştür yanında her seferinde. Sanırım eski şeyleri tutmayı sevmediğimden pek onlar da biliyor huyumu. Zaten kalan oldu mu hemen başlıyorum temizliğe. Düzen hastası olmak ne fena.

Şimdi düşünüyorum da.. Sayamıyorum bile gidenleri. Aklımda bir kaç isim ve gözümün önünde bir kaç flu yüz var.

Hiç birini küçümsemiyorum ama huyum kurusun unutmazsam olmuyor. Sebepsiz gidişlerden nasıl yorulduysam dayanılır gelmiyor anımsamak. O kadarcık da olsun değil mi

Sen.. Seni unutmak istemiyorum. Senin gidişini izlemek istemiyorum. Tükeneceğimi biliyorum. İlk kez korkuyorum. Hem de çok korkuyorum. Zayıflık dersen de ne yapayım Sana yaranmak değil ki bunları yazarken niyetim. Şu alkolden dönen başımı durdurup 2 satır yazabiliyor olmamın sebebini ne ben biliyorum ne bir başkası. Anlatıyorum işte. Korkuyorum çünkü kendimi kandıracak değilim senin gitmeni kaldıramam. Söylemekten korkmuyorum bak. Seni seviyorum.

Sen gitme olur mu Hele sebepsiz hiç gitme.

12/25/2008. GRUP. Yorum yapın.

“ Aşk açlıktan değil tokluktan ölür “

“ Aşk açlıktan değil tokluktan ölür “

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Seversin kavuşamazsın aşk olur “ “ Aşk açlıktan değil tokluktan ölür “

Çünkü aşkı aşk yapan “ açlıktır”.”Onunla” birlikte olmaya , gezmeye , didşmeye karşı hiç doymayan bir “ açlık” “ Onunla” konuşmaya ve susmaya , buluşmaya ve özlemeye , kavga etmeye ve barışmaya duyulan heyecanlı bir “ açlık “ . “ Onunla “ yaşama planları , anlamaya çalışma çabaları , anlaşılmak kaygıları , kaybetmek korkuları ile beslenen bir “ açlık “ . (dahası…)

12/25/2008. GRUP. Yorum yapın.

Varlığında varlığım.. Yokluğunda yokluğum..

Varlığında varlığım.. Yokluğunda yokluğum..

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Yine , yeniden , Herzaman…

İhtiyaç duymak, özlemek, kendinden kaçıp bir yerlere özellikle de sana sığınmak istediğim anlardan birini yaşıyorum yine.. Sen gideli çok olmasa da bana elime kalem aldıracak kadar dokunmuş demek ki… Birbirimizden ayrı kaldığımız zamanlar sadece aklıma yerleşen korku dolu soruları yanıtlamak kalıyor bana..

Becerebilsem bir de ne ala..

Huzur`um sahi “huzur” diyorum sana..

Geleceğin günle beraber bende mutlu olup huzura kavuşacağım çünkü.. Öyle çok isterdim ki şu anda burada olmanı.. Yazdıklarımı beyaz kareli bir defter sayfasına değil de sana anlatmayı.. Şimdi bu yazdıklarımı bilsen “ o günlerde delicek elbet, dua et” deridn bana.. Son günlerde bundan başka bir şey yapamıyorum.. Zaten elimden gelen tek şey de dua etmek.. İşin kötüsü korkuyorum Tanrı`da benden sıkılır diye.. O`nun da başını ağrıtıyorum sürekli seninle.. Sahi başını ağrıtmadığım kim var ki? “Nasılsın” ların, “merhaba”ların tek yanıtısın sen.. (dahası…)

12/25/2008. GRUP, ŞİİR. Yorum yapın.

Yas Tutan İki Çift Gözdü Sadece Yokluğunda

Yas Tutan İki Çift Gözdü Sadece Yokluğunda

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Yas tutan iki çift gözdü yoklugunda , geceler sessiz , geceler sensiz , mutluluk bensiz , hazanlar nedensiz , karanlıklar sebepsiz çökmüştü dünyama..Yorgundu yüregim hasretini çekmekle , gözyaşlarıma sarıp sevdanı mechullere dogru gitmekle , sensizligi katıp gecelere yorgun düşmekle yeterince acılara büründü…. (dahası…)

12/25/2008. GRUP, ŞİİR. Yorum yapın.

Sensiz seni yaşadığım akşamları

Sensiz seni yaşadığım akşamları

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }
Free Cursors

Sensiz seni yaşadığım akşamları

Götürüyorum…

Hazırlığını yapıyorum günlerdir

Çıkacağım gönül yolculuğunun

Şaşırıp …üzülme sevdiğim.

Zamanın çarkında tükendi artık sabrım

Bu kez,

Ben seni bırakıp gideceğim…

Usumda asılı kalan resimleri karşılaştırmak için asıllarıyla

Şimdi daha iyi anlıyorum,

Neden bir boşlukta savrulup gider gibi olduğumu…
Yaşamımda bir kısır döngünün içine nasıl itildiğimi sevginle?

Biliyorum

Senden gidişim

Sana dönüşümün gecesine rastlayacak..

Seninde yüreğin,yüreğim gibi

Gitmekle-kalmak arası o ince çizgide olacak…..bir süre.

Boşver! …

Boşver üzülme! …

Ben çok kaldım çocuk ruhumla

O, izbe terkedilmişlik istasyonlarında

Beklerken sevgini

Dalıp dalıp sevgi oyunlarına bir çocuk gibi

Ne zaman göç etti kuşların kanatlarında mevsimler? …

Bulutların yaşlarını kaç yağmurlar tüketti? …

Ve hep,beklediğim o tren

Ne zaman doldurup-boşalttı…,

Boşaltıp-doldurdu sevgi yolcularını?

Anlamadan…

Geçen zamanın ayrımına varamadan

Büyüdüm…

Büyüdüm işte!

Son yolcuyum şimdi beklenen

Son yolcuyum gitmek isteyen….

Büyüdüm ya… ben

Dalmayacağım artık senin sevgi oyunlarına

İnanıp sana

Düşmeyeceğim düş sarnıcına…

Belirsizliğin ördüğü ağın ortasına….

Düşmeyeceğim sevdiğim.

Hazırlığını yapıyorum gönül yolculuğunun bu defa

Ne kadar eskimiş… zaman bavulum?

Kim bilir ne durumda içinde anılarım….

Birazdan onları boşaltıp bu izbe istasyonda

Seviyorum diyen yüreğini (?) ..

Rüzgar olup saçlarımı okşayan ellerini…

Hala anlamını çözemediğim

Bakışırken kaçırdığın bakışlarını…

Ve

Erteleyerek tüketemediğin zamanı…

Neyse…

Kısacası senin olan herşeyi…

Koyup içine

Gideceğim…

Son kez bakmak istiyorum

Giderken ellerime uzattığın aynaya…

Hani ağladığımda

“Çok komik oluyorsun gözyaşlarınla,al bak! “

Dediğin aynaya.

Artık ağlamıyorum sevdiğim…

Sensiz çıkacağım yeni yolculuğumun sevincini yüreğime

yerleştiriyorum…

O günü anımsayarak

Alıyorum elime aynayı

Sen beliriyorsun aynanın gözlerinde.

Diyorsun

“Ben geldimmm”

Sevginle yorgun ya yüreğim…

Yalnızca bakışlarımla soruyorum

“GEÇ KALMADIN MI? …”

12/25/2008. GRUP. Yorum yapın.

BANA AŞK BORÇLUSUN…

BANA AŞK BORÇLUSUN…

body {cursor: url(http://www.graphicsarcade.com/holidays/valentine/cursors/valentine_cursors_9.ani); }

Adam genç kadına seslendi
- Bana gözyaşı borcun var!

Genç kadın sordu
- Nasıl öderim?

Adam gözlerini kırptı
- Haydi gülümse!

Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp,borcunu sildi. (dahası…)

12/25/2008. GRUP. Yorum yapın.

Geceler Yarim Oldu …

İmkansıza düşen bir sevda gülü
Gece ki , o bana yar

Ben o’na sevdalı .
Bilirmisin sen geceyi
Gecelerde yalnızlığı
Sonrasında sessizliğin ötesinde
Bir o yana bir bu yana (dahası…)

12/25/2008. GRUP, ŞİİR. Yorum yapın.

Dostluk Gülü

Dostlarınızla öyle yaşayın ki, düşman olduğunuzda, söyleyecek şeyleri olmasın. Düşmanlarınızla öyle yaşayın ki, dost olduğunuzda, yüzü kızarmasın.”

Bir gün evinizden çıkıp bir gül bahçesine girin, dokunun ellerinizle bir güle. Ama koparmayın sakın, yalnızca dokunun ve okşayın . Sevin, sadece sevin ve sevgisini tutup koyun gönlünüze.

Dalında duran bir gülün nasıl buram buram hasret, aşk en önemlisi de dostluk koktuğunu göreceksiniz.

Güllerin üzerindeki çiy damlalarına bakın! sevinç ve hasret gözyaşlarıdır onlar, dostluk gözyaşlarıdır. Sevdiği için dökülmüştür, dostu için. Sevgiyle okşadığınızda bakın nasıl özlemle yanar elleriniz, yüreğiniz nasıl da aşkla çarpar, sevgiyle tutuşur. Onu koparmaya varmaz eliniz. Kalbiniz titrer.

Dokunun bir güle, koparmayın; sadece dokunun. Ne kadar katı olursanız olun, katı yüreğinizin nasıl yumuşadığını göreceksiniz. Sevginin, dostluğun sıcaklığı kalbinize nasıl dolduğunu hissedeceksiniz.

Ve o an başınızı kaldırıp uçsuz, bucaksız gökyüzüne bakın, göğün mavisindeki ferahlığa. O an belki, sevdalı bir kuş gelip konacak saçlarınıza, ürpererek ve ürkerek gözlerinize bakacak. Avuçlarınızın içine alıp kalp atışlarını dinleyin. Salın sonra gökyüzündeki özgürlüğe ve derin bir nefes alın. Havada özgürce kanat çırpınışının güzelliğini doldurun içinize. Dostluğun, vefanın, sevginin, özgürlüğün eşsiz güzelliğini yaşayın.

“Gül verenin elinde gül kokusu kalır” der bir Çin atasözü. Bende gül koklayanın yüreğinde gül kokusu kalır diyorum. Bir gül ancak bir dostun elinden verilince, iç bayıltıcı güzelliğini algılar ve anlarız. Buram buram kokladığımızda dostluğun ağırlığını hissederiz.

Vefalı bir dostumuzu kaybettiğimizde yada ondan ayrıldığımızda nasıl da sancır yüreğimiz, gecelerce uykusuz kalır gözyaşı dökeriz. Sevgimizin, dostluğumuzun ölçüsünü ancak o zaman anlarız, ama ne yazık ki, bazen iş işten geçmiş olur. Çünkü geç kalmışızdır.

Bilir misiniz? nice köklü dostluklar, ayrılık tokatını beklermiş, anlaşılmak için?. İnsan bazen dostluğun önemini, değerini ve bir dostunu ne kadar çok sevdiğini ancak iş işten geçince anlar.

Balıklar engin denizde suyun kıymetini ancak ondan uzak kalınca farkına varır ab-ı hayatın ne olduğunun.

Dostluklar öylesine güzel, öylesine derin, anlamlı, incelikli, içtenlikli ki; bir güneş kadar sıcak, toprak gibi vefalı, su gibi temizdir.

Vefanın, dilin, duygunun, yüreğin el ele, yüz yüze, iç içe girdiği, gönül gönüle birleştiği, bir gül bahçesinin güneşlenmesidir dostluk. Fırtınalarda, boranda yüreğimizin ısınmasıdır. İşte o nedenle, her şeye rağmen sizinde bir dostluk gülünüz olsun yüreğinizde…

Her şeye rağmen, yaşamak şey güzel yine de. Önemli olan kimseyi düşürmeden, düşmeden, tutunabilmemiz hayatın bir yerlerine. İnsanların biribirini seviyor olması, dostluk kurması ne güzel. Ne güzel karların yağması, karların erimesi, uçuşması kelebeklerin, açması çiçeklerin her bahar ne güzel. Yüreğimizin çarpması sevgiyle, dostlukla, annelerin sevgisi, çocukların gülmesi ne güzel…

Siz de bir güle dokunun ve sadece koklayın göreceksiniz ki, dostluklar, sevgiler ne kadar önemli ve değerlidir.

Dostluk öyle bir şey ki, hep tazelenmek ister. Hatırlanmak ister. Dost olun sizde, şu üç beş günlük ömrünüzde kimseye kötülük etmeyi düşünmeyin. Size kötülük etseler bile. Vicdanı rahat, yüreği temiz olun. Dostluğun aydınlığını, sıcaklığını ve lezzetini tadın. İliklerinize dek hissederek yaşayın.

Yeri geldiğinde sararıp solun, düşen bir kuru yaprak olun, ama asla soldurmayın, sarartmayın dostluk gülünüzü…

Unutmayın, hayata hiçbir şeyiniz olmasa dahi, yüreğinizi ısıtacak hep bir dostluk gülünüz olsun…

12/25/2008. GRUP. Yorum yapın.