altın öğütler

Miedaner, kitapta daha iyi bir yaşam için yaşam enerjisinin artırılması gerektiğini belirterek, bunun için öncelikle katlanmak zorunda kalınılan her şeyden kurtulmayı tavsiye ediyor.
Dünyaca tanınmış kişisel yaşam koçu Talane Miedaner, kendi yaşamının koçu olmanın ipuçlarını “Yaşam Koçluğu” adlı kitapta topladı.
Kuraldışı Yayınları’ndan piyasaya çıkan kitapta daha iyi bir yaşam ve başarıyı artırmak için on ayrı bölümde ilginç önerilere yer veriliyor. Kitapta daha iyi bir yaşam için yaşam enerjisinin artırılması gerektiğini belirten ünlü yaşam koçu, bunun için öncelikle katlanmak zorunda kalınılan her şeyden kurtulmayı tavsiye ediyor. Göz yumulan her şeyin insanın enerjisini tükettiğini kaydeden Miedaner, “İşiniz, eşiniz, eviniz, arkadaşlarınız, aileniz, hayvanlarınız, bedeniniz ve alışkanlıklarınızla ilgili katlandığınız her şeyi bir liste halinde yazın. Bunlardan kurtulmak için de kendinize 1-3 ay zaman tanıyın ve bunlardan kurtulun” önerisinde bulunuyor.

BAĞIMLILIKLAR ENERJİMİZİ ÇALIYOR
Miedaner, bağımlılıkların da insanın enerjisini çaldığını ifade ederek, kahve, sigara, şeker gibi bağımlılıklardan kurtulmak için gerekirse yardım alınması önerisinde bulunuyor. Her gün yapmaktan zevk alınacak on alışkanlık edinilmesini tavsiye eden ünlü yaşam koçu, “meliyim, malıyım”lardan kurtulunması gerektiğini belirtiyor. Miedaner, “Şunu yapmalıyım, bunu yapmalıyım. Bütün bunlar sizi çökertir ve yaşamınızda gerçekten ilginç bir şeyler yapmanızı önler” görüşünü dile getiriyor. İnsanlara çevresindekilere karşı sınırlar da koymalarını da öneren yaşam koçu, “Sınırlar, insanların size ne yapıp ne yapamayacaklarını belirleyen, sizi koruyan ve en iyi halinizde olmanıza izin veren hudutlardır” diyor. Miedaner, “Biri sizi incitecek bir şey yaptığında öncelikle haberdar edin, sonra durmasını isteyin, sonra bunda ısrar edin. Yine de önleyemezseniz, iğneleyici yanıtlar vermeden önce orayı terk edin” önerisinde bulunuyor. (dahası…)

12/29/2008. özel. Yorum yapın.

YILBAŞI VE MÜSLÜMANLAR

YILBAŞI VE MÜSLÜMANLAR
Yılbaşının ne olduğunu biliyor musunuz?
Yılbaşı kutlamakla ne kazanıyor, ne kaybediyorsunuz?
Ülkemizde kutlanan bu yılbaşı, acaba İslami yılbaşı mı?
Bu sorulara elbette herkes bir cevap verecektir. Sizden ricamız bu bilgilerinizle, aşağıdaki araştırmayı  karşılaştırmak olacaktır. Tercih “BEN MÜSLÜMANIM” diyen sizlerin…
YILBAŞI NEDİR?: Hz. İsa’nın doğumundan yaklaşık 350 yıl sonra Roma’da ortaya çıktı. Bu dönemde Roma İmparatorluğu’nun her yerinde güneşe tapılıyordu. Roma İmparatorluğu, güneşperestlik ile hırıstiyanlığı birleştirerek güneş tanrısının doğum günü olan 25 Aralık’ı Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul etti. (dahası…)

12/29/2008. GRUP. Yorum yapın.

Titanik

Amerika’da zencinin biri pasaportunu kaybetmis.
tamda Turkiye’ye tatile gidecegi gun. aksilik bu ya…
Ucagi kaciracak, kara kara düsünürken yolda
bir pasaport bulmasin mi ?!.. (dahası…)

12/29/2008. FIKRA. Yorum yapın.

1000

Bir gün Temel ile Dursun uçak ta gidiyorlarmış. Birden uçak
arızalanmış ve denize düşmüs. Bunlar yüzerek bi adaya çıkmışlar.
Oradaki kabile reisi
- Sizi öldürmem gerek, bizim adetlerimiz böyle
demiş.
- Ama sizi affedicem fakat bi şartla
demiş.
- Şafaktan gün batımına kadar bana adadan 1000 çeşit meyve toplayıp
geleceksiniz ancak öyle affederim sizi
demiş.
Bunlar sabah çıkmışlar akşama doğru Temel gelmiş.
Reis
- Olum ben sana 1000 çeşit meyve dedim sen bana 1000 tane erik
getirmişsin ama seni affedebilirim bu 1000 tane eriği teker teker
***üne sokacaksın.
Temel başlamış sokmaya 1,10,100,999 derken birden gülmeye başlamış
Reis
- Ne oldu 1 tane kalmıştı
demiş. (dahası…)

12/29/2008. FIKRA. Yorum yapın.

Sıraya geç

> > Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde
> > giden kopekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen
> > bir baska tabut ve tek sIra olmus yaklasIk 200 adam. Tuhafina gider.
> > Kafilenin basındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir
> > ve sorar;
> > – “Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatırlatmak istemem ama olenler
> > neyiniz oluyor?”
> > Adam yanitlar
> > – “Ondeki karim arkadakide kayinvalidem.”
> > – “Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?”
> > – “Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima
> > gelmis onu da oldurmus.”
> > Adam biraz dusundukten sonra sorar;
> > – “Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?”
> > – “Siraya gec demiş”

12/29/2008. FIKRA. Yorum yapın.

Aşk

Aşk, bazen sihirli bir iksir gibidir. Oyun oynarsın o iksirle.. Ya zehirler seni, ya da büyüler…

Aşk, bazen yıllanmış bir çınarın öksüz kalan son yaprağıdır. Ürpertir seni yalnızlık.. Ya var gücünle tutunursun, ya da yere düşer kaybolursun… (dahası…)

12/29/2008. Etiketler: . GRUP. Yorum yapın.

Seni seviyorum,

ÇÜNKÜ;


Seni seviyorum,
çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın,
mutluluğunu yasatyorsun bana.
Ben güne seninle başlıyorum ve her gün
hayatı yeniden keşfediyorum.

Seni seviyorum,
çünkü gökkusağının her tonunu
gölgede bırakan en parlak renksin sen.
Hersey senin rengini taşıyor
ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.

Seni seviyorum,
çünkü soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin.
Sıcak günlerde ise ferahlık veren kuzey rüzgarı. İliklerime işleyerek esiyorsun. (dahası…)

12/29/2008. GRUP, ŞİİR. Yorum yapın.

ACELEYE GEREK YOK Kİ…

Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.

Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.

Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi? (dahası…)

12/29/2008. GRUP. Yorum yapın.

KİLİTLER NEYİ KİLİTLER

Üst üste kilitlerle, çelik kapılarla kilitli evlerimiz. Almadan vermeye kilitli ellerimiz. Güzel bir söze, bir tebessüme, bir selama kilitli dudaklarımız.

Gözyaşlarına kilitli gözlerimiz.

Bir hastaya, bir yaşlının ayağına varmaya kilitli ayaklarımız.

Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu. Her kilitle kendimize daha bir yabancılaşıyor, kendimizden daha bir uzaklaşıyoruz. Her kilitle daha bir ağırlaşıyor, hareket edemiyoruz. Ömrümüzü nefes alıp vermeden sürüklüyoruz.

Bir çocuk, yolumuzun üzerinde her sabah mendil satmaya çalışıyor. Dönüp bakmıyoruz. Çıplak ayaklarını, soğuktan kızarmış ellerini görmüyoruz. Bir ihtiyar sessizce ayrılmış aramızdan. Sahipsiz bir mezar taşına isim yazılmış bugün. Umursamıyoruz. Bir zamanlar dallarına salıncak kurduğumuz çınar ağacı görünmüyor. Aramıyoruz.

Yanıbaşımızdaki çocuk, çocuğumuz bizden ayrı büyüyor. Etrafımızda dolanıyor, yaramazlık yapıyor. İlgilenmiyoruz. Masum haşarılıklarına gülemiyoruz. Meraklarını önemsemiyor, sorularını cevaplamıyor, geçiştiriyoruz

Sulamayı unutuyoruz. Saksımızda menekşe soluyor. Ve köşelere yapay çiçekler konduruyoruz. Yapay bir hayat. Günler, aylar, mevsimler geçip gidiyor. Ne bahar bir ışıltı konduruyor yüreğimize, ne dökülen yapraklar bir hüzün bırakıyor gönlümüze. Mevsimler yalnızca üşütüyor ve yakıp kavuruyor. (dahası…)

12/29/2008. GRUP. Yorum yapın.

Bir kadın nasıl uyandırılır? :-))))

Bir kadın nasıl uyandırılır? :-) )))
>
> Hani şu meşhur dörtlük vardır, ya… Bir İngiliz, bir Fransız, bir
> Amerikalı, bir Türk… İşte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş…
> Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
> -Benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm
> vücudumda gezdirerek beni uyandırır. (dahası…)

12/29/2008. FIKRA. Yorum yapın.

Sonraki Sayfa »