İnsan Olmak
31 Ara 2008 Yorum yapın
İnsan Olmak
2/6/2008
İnsan olarak doğmak insan olarak yaşamak ve insan olarak ölmek mi?
Beşer kim?
Şaşmak ne?
İnsan hatasız olan mı?
Hatasızlık mı insan olmanın değer ölçütü?
Biri ömür boyunca ibadet etse, hiç günah işlemese o mudur insan?
İnsan düşmeyen mi, düşünce tepesine basılan mı?
O ömrü boyunca hata yapmayan, bir eda ile civarını beğenmez- kendini beğenirse sıfatı ne olur?
Öğüt verdiğinde öğüdünün zıddını, görmediğim yerde yaparken, öğüdünün odağına kendini değil gayrını oturtarak namlanırsa o kimdir?
Ona gelen fakire yüzünü çevirenin Rabbi, o yüz çevirenden daha faziletli bir insan yaratmış mıdır?
Yüzünü çevirdiğinde Rabbi ona ne demiştir?
O ne yapmıştır?
Düşeni kaldıran Allah, kalkanı indiren insan ise, ben o insan olmak yerine ebed düşmeyi yeğlerim. Kaldıranım Rab’im olduktan gayrı ne gam…
Bana kim ne verebilir, O vermedikten sonra?
Ne alabilir O almadıktan sonra?
Vermede ve almada kuru odun misali olana, eğilen bükülen kimdir?
İnsana beğendirmek için gizlediğimi, Rab’imden utanmayıp gizlemediğimce/terk etmediğimce hayvandan daha aşağıyım.
Hayvan göstere göstere yapar, af talebi yoktur; zira sorumluluğu yoktur.
İnsan aleni/gizli yapar, af talep eder
”Yapmam” diyen sahte tanrı sahnesi figüranıdır.
Yapanı, kendisi -aleni/gizli- muadilini yapmasına rağmen, kınayan-burnuna tutmayan ise anılmaya bile değmez… Hayvan bile ondan kıymetlicedir!…
Kemalat noksanlıktan kurtulmak değildir;
Kemalat noksanlıkları farketmektir.
Farkettikçe noksanlığını, kamile sevdası çoğalandır.
Benim taşıma gücüm 10′dur, sizin 100, filancanın 1000.
9 benim için ağırdır,
99 sizin için ve 999 filanca için.
Mertebeye göre bir muamele öngörülmüş.
Aynelyakin varlık gayesini bilmiş ile, ilmelyakin bilen bir tutulmamış.
Bilme bilgisinde emekleyen ise hiç bir tutulmamış onlarla.
Bedevi hadisini hatırlayalım.
Döğüş sanatlarında kuşak vardır; Sarı kuşak sahibinin önüne siyah kuşağı çıkartmazlar. Siyah kuşak, sarı kuşağı referans almaz ya da.
Profesör, asistanı ile bir tutulmaz.
Baba oğlu ile…
Dinde ruhbanlık yoktur yanlış anlaşılıyor bazen.
”Dinde kademeleme yoktur” deniliyor. Nasıl yok? Bal gibi var!
Yeni müslüman olmuş ile mürşidi kamil bir midir? Bir olması adaletsizlik değil midir?
Mürşid i kamilin faraza bir gafleti ile müridinin gafleti ve muhatablığı aynı mıdır?
40 kiloluk insana 100 kilo kaldırtmak mıdır insaf?
Ya da 100 kilo kaldıranın eline 5 kilo vermek ve kaldırdığında onu tebrik etmek midir takdir?
Bizde temel bir hata yapılır her zaman;
Kız başını örttü ya, tamam işi bitti! O artık asla halt işlemez-hata yapamaz!
Yeni namaza mı başladı! Eyvah! Kazara bir yanlışı görülsün duman edilir!
Örneklemeler çoğaltılabilir.. Ama benim bildiğim; Hakkında Nass varid olmayan hiç kimsenin yerinin bizce malum olmadığıdır.
Kimin ne ile mihenge vurulacağını bilmiyoruz.
Kediyi bağlayıp ölümüne sebeb olan zahide kadını cehenneme koyan, sarhoşken yerde çamura bulanmış “Allah” yazılı kağıdı kaldırdı diye başka birini insanların katında şereflendirendir.
İnsanın muamelesi muhatablığınca olacaktır.
Kul olmayı beceren kamildir.
Kul olmak, tanrı olmamaktır.
Hesap soran, yargılayan, hükmedenler ürkmeli!…
İsmail Arslan






Son Yorumlar