YETERİNCE DİNLENEMEYEN YETERİNCE ÖĞRENEMEZ… (KİŞİSEL GELİŞİM)

Her mevsimi ama en çok da sonbaharı severim…

Doğanın sonbahar da özellikle Eylül zamanlarında dinlenmeye geçmesini, meyvelerinin bile sarı renkte olduğu bu mevsimde yaprakların sararması ve dökülmesini, havaların erken kararmasını ve deyim yerindeyse doğanın içine kapanmasını  buruk bir hayranlıkla izlerim…

Kimi  geceler, penceremden gökyüzünü, yıldızları seyrederim. Sanki uzayın derinliklerinde kaybolurum ve her şey o kadar küçülür ki…   Deyim yerindeyse büyük resmi görürüm ve büyük fırtınaların koptuğu o küçük yüreğimde bir büyük sevinç oluverir tıpkı fırtınalar şiddetinde…

Ve ben Eylül zamanlarının sükunetini severim…  Eeee hep de bir koşturmaca, bir tempo ya da mücadele olacak değil ya…  Zaman zaman sükuneti de arar insan… Sakinliğin getirdiği ferahlık tıpkı bir ilkbahar esintisi gibi yüzünüze değil ama yüreğinize verir serinliğini… Ve siz bu ferahlıkta dinlenirsiniz…

Dinlenmek o kadar önemli ki doğa kendini dinlenirken yeniler. Ve aslında insanda kendini dinlenirken yeniler, tazelenir ve öğrenir… Evet evet öğrenir!..

Çalışırken insan, hayatının ne kadar büyük bir bölümünü herkesin pek itibar ettiği sıfatlarına harcadığını anlamıyor. Ne zaman ki durup dinleniyor o zaman anlıyor aslında ne çok iş yaptığını belki de ne çok yorulduğunu ya da ne kadar yol aldığını…

Tabi ki sıfatlarımızı küçümsemiyorum ama bu yazımda sıfatların hayatımızın tamamını kaplayacak şekilde de etkili olmalarının, aslında bizi ne kadar yorduğuna ve yeterince dinlenmez isek bu yorgunluklarla baş edemeyip belki de yığılıp kalacağımıza dikkat çekmeyi  istedim.

Ve yeterince dinlenmediğimiz için yorgunluğu atamadığımızdan, çevremizdekileri dinlemek bile istemiyoruz. Hatta yeni yorgunluklara fırsat vermemek için de çok konuşuyoruz, hatta karşı tarafa konuşma fırsatı vermeyecek kadar çok konuşuyoruz. Gerçekte şikayet ettiğimiz şeyler ya da kişiler  midir bizi yoran yoksa yeterince dinlenmememiz mi?

Dinlenmek deyince ben sadece uyku tarzı  fiziksel bir dinlenmeden değil, zihinsel bir dinlenmeden hatta ruhsal bir dinlenmeden bahsediyorum ve dinlenmek deyince aklıma geliveren doğanın da kendini dinlendirdiğini düşündüğüm Eylül zamanlarını o yüzden pek severim ve bilirim ki dinlenmeyince daha çok yoruluyor insan…

Dinlenmenin çok çeşitli yöntemleri vardır ama en ilginç, çarpıcı ve etkili olanlarından biri metabolik dinlenme denilen “Her zaman yaptığınız işlerin dışında başka bir işle uğraşmakolduğunu söylemeliyim.

Yani sinemaya gitmek, tiyatro izlemek, çocuğunuzla oyun oynamak, spor yapmak, folklör oynamak, bir müzik aleti çalmak, kitap okumak, bir arkadaşınızla sohbet etmek, yürümek, yüzmek, resim yapmak, örgü örmek, yemek yapmak, doğa ile meşgul olmak gibi etkinlikler, fiziksel olarak yorgunluklara neden olsa bile metabolik dinlenme sağladığı için ruhsal olarak dinlenmenize neden olacaktır.

Ve bir gerçek…

Yeterince dinlenemeyen yeterince öğrenemez zira gün içinde öğrenilen bilginin hafıza bağlantıları dinlenme esnasında özellikle de metabolik dinlenme esnasında gerçekleşir.

Sarp KAYA

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.