Hoş geldin!

cay-1.jpg
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun…
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik…
Hoş geldin!
More

Yeşil Gözlerin gelir aklima ..

Ne zaman aklima gelsen yalnizligin izdirabi sarar yüregimi
Aci hatiralar alir götürür maziye öldürürcesine beni
Simdi ellerim semada dilimde dua gözlerimde yaslarla
Seni ararim seni sorarim gittigin o dönüsü olmayan yollara

Zaman zaman öfkelenirim patlayacak volkan gibi olur yüregim
Ve ,ağlarim,ağlarim çarezizce..
Hasretten hüküm yedi yillarim canlardan yana
Mahkum oldu hergünüm yagmurlu firtinalara
Umutla uzanan ellerim bombos kaldiginda
Öfkeden bir yumruk olup iner
Zulmetten örülmüs yikilasi duvarlara More

Hüzün!

Nereden gelirsin bilmem ki!

Yine kırıp döküp savurursun beni.

Zamansız sancılanan kır çiçeği gibi, neremde yurt kurdun bilinmezsin ki.

Hüzün!

Seherde esen masum yel gibi.

Dokunursun yürek acılarıma.

Son yaprağı kalmış bir ağaç gibi, sallanır durursun dalımda.

Hadi git buralardan hiç üzülme

Belki ardından yine hüzün olurum.

YETERİNCE DİNLENEMEYEN YETERİNCE ÖĞRENEMEZ… (KİŞİSEL GELİŞİM)

Her mevsimi ama en çok da sonbaharı severim…

Doğanın sonbahar da özellikle Eylül zamanlarında dinlenmeye geçmesini, meyvelerinin bile sarı renkte olduğu bu mevsimde yaprakların sararması ve dökülmesini, havaların erken kararmasını ve deyim yerindeyse doğanın içine kapanmasını  buruk bir hayranlıkla izlerim…

Kimi  geceler, penceremden gökyüzünü, yıldızları seyrederim. Sanki uzayın derinliklerinde kaybolurum ve her şey o kadar küçülür ki…   Deyim yerindeyse büyük resmi görürüm ve büyük fırtınaların koptuğu o küçük yüreğimde bir büyük sevinç oluverir tıpkı fırtınalar şiddetinde… More

METHAMET


Merhamet,
Alem bu temel üzerinde…
Eger toprağa, tohuma hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu?
Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı şırıltılı su. 

Ne duruyorsunuz sökün sahte su borularını.
Ev ev merhamet şebekesi kurun.

Tepelerinizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin.

O zaman göreceksiniz ki, acı su borularından kendi kendine tatlı su akacak ve
Başlar üstüne güneşe yol veren kubbeler yükselecek…

Necip Fazıl Kısakürek

kusur….



“Ey akıl sahibi!
Gül dikenle beraber bulunur.
Senin dikenle ne işin var, gülü demet yap…
Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa
Tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.”

Sâdî Şirazi

ZAMAN İNSANI.

Yaşamak için insanın, yaşamdan neler beklediğini bilmesi, hiç değilse hissetmesi gerekmez mi? Tamam, yaşarken insanın beklentilerinin de olması güzeldir ama beklentilerin sunuluşu değil midir asıl önemli olan? Ölüm beyninde saklanan, çürürken bile ona tapan, yaşama isteğiyle dolu masum bir çocuktu. More

Hayat der ki

157041_164738323561999_150008625034969_264582_2820676_s.jpg

Hayat der ki ;sevdiğin insanda arayacağın ilk şey iyi niyet olmalıdır.O yoksa başa özelliklerinin anlamı kalmayacaktır çünkü.

Hayat der ki ;dost dediğin sadece kötü gününde yanında olan değildir,aynı zamanda sevincine de en az senin kadar sevinebilendir. More

Değişebiliriz Birbirimizi

untitled.bmp

Sarmaşıkların solan zamanındasın
ama bu sabahı tamamla, gizli kal bir begonyada.

Sahne çirkin, seyirciler karanlık
dil küflü, oyuncular unutkan
bir işçi anlamamış kentte dolanan yumruğunu
uzatılmış yol. O dipsiz kuyuda
kekik kokan çocuklar öldürülmüş
toprak ilk kez istememiş insanı
itilmiş yaşam alevden kıyılara
kan damlamış güneşine. More

Hüznü Okşamak

FF.jpg

Bedenini bir dünya haritası gibi dizlerime
Serip de, yollar aradım yürümek için

İçime çekmek için hava, koklamak için çiçek
Ve bir kadın, yaşamı benimle bölüşecek More

Previous Older Entries

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.